PS : İSTANBUL’DA DERNEKLEŞMEMİZ – 1

AVUKAT POLAT SABUNCU'NUN KALEMİNDEN

İSTANBUL’DA DERNEKLEŞMEMİZ – 1

Av. Polat SABUNCU

A N I L A R I M - POLAT SABUNCU

14.07.2020
"Doğup, büyüdüğüm Şebinkarahisar, binlerce yıllık tarihi boyunca bulunduğu coğrafyanın dünya ölçeğinde önemli bir kenti olmuştur. Çünkü tarihi süreç içinde dünyada, sanayi devriminden önce, günümüzdeki petrol kadar stratejik önemde bir maden olan şap, yüzyıllar boyunca bu tarihi kentimizdeki şaptaşı yataklarından çıkarılmış; dünyanın en kalitelisi olan Şebinkarahisar şapı bütün dünyada aranan en değerli ihraç ürünlerinden biri olmuştur. Şap madenimizi deniz yoluyla dünyaya taşıyan Cenevizliler, tarihi kalemizi, değerli şap madenimizi korumak üzere yapıp askeri üs olarak kullanmışlardır. Şebinkarahisar, Osmanlı döneminde de, ülkenin en önemli ihraç ürünleri arasında bulunan şap madeni nedeniyle imparatorluğun önemli ticari ve kültürel merkezlerinden biri konumunu 19. Yüzyıla kadar sürdürmüştür.

Yüzyıllarca Türkler, Ermeniler ve Rumlar olmak üzere üç etnik topluluk, Müslümanlar ve Hristiyanlar olmak üzere iki farklı dini inançtan insanların bir arada barış içinde yaşamış olmalarından kaynaklandığını düşündüğüm, derin bir kültür, güzel sanat ve hoşgörü birikimi olan Şebinkarahisar, geçmişte de günümüzde de eğitime verdiği önem ve eğitim düzeyi yüksek insanlarıyla tanınan bir kenttir. Osmanlının son döneminden bu yana kentteki birçok eğitim kurumu, halkın çabalarıyla kurulup hizmet verir konuma getirilmiştir.

Şebinkarahisar Lisesi de halkın binasını inşa ettiği 58 yıldır eğitim veren önemli bir kurumumuzdur. Şebinkarahisar’da lise bulunmadığı için liseyi gurbette okumak zorunda kalan son kuşağız biz… 1956 yılında Alucralı değerli kaymakamımız Yusuf Yakupoğlu öncülüğünde kurulup ilçemizde çalışmalarını yürüten Şebinkarahisar Lise Yaptırma ve Yaşatma Derneği, yöre halkımızın özverili çabalarıyla, günümüzde Öğretmen Evi olarak hizmet veren binayı inşa etmiş, Şebinkarahisar Lisesi’ni, 27 Mayıs’tan sonra kaymakamımız Kadir Aydoğan zamanında 1961-1962 ders yılında özel lise olarak faaliyete geçirmiştir. Anılan Dernek, çevre ilçelerden lisemize gelen öğrenciler için de Taş Mahallemizdeki Öğrenci Yurdu’nu açıp yıllarca işletmiştir. Şebinkarahisarlıların, lise ve öğrenci yurdunun açılışı için gösterdikleri çaba ve özveri, her türlü övgüyü hak eder örnek bir toplumsal girişim olarak yakın tarihimize mal olmuştur. Bu konuda emeği geçenleri ve özellikle katkıları unutulmaz öğretmenlerimizi, rahmet ve minnetle anıyorum. Şebinkarahisar Lisesi, iki ders yılı özel olarak eğitim verdikten sonra 1963-1964 ders yılında resmi liseler arasına girmiş ve günümüze değin binlerce mezun vermiştir. Şebinkarahisar Lisesi, ikinci mezunlarını verdiği 1965 yılındaki Üniversite Giriş Sınavı’nda ülkemizdeki tüm özel ve resmi liseler arasında ilk 20 lise arasına girip 17. Sırada yer alarak tarihi bir başarının sahibi olabilmiştir. Bu haberi, üniversite sınavlarındaki fırsat eşitsizliğini işleyen bir yazısında değerli gazeteci ve düşünce adamımız İlhan Selcuk’un Cumhuriyet gazetesindeki köşe yazısında okuyunca duyduğum sevinç ve kıvancı burada belirtmeden geçemem…

Şebinkarahisar’da lise açılırken bizler gurbet ellerde üniversite öğrenimi görüyorduk. İstanbul’da okuduğum yıllar boyunca her yaz sılamıza kavuşacağımız günleri iple çekerdik. Şebinkarahisar’daki yaz tatillerimiz, ailemizle, ilk ve ortaokuldan sınıf arkadaşlarımızla buluştuğumuz, unutulmaz anılarımızla gençliğimizin doyumsuz tadını çıkardığımız günlerle çok keyifli geçerdi. Her yaz tatilinde YENİ ŞEBİNKARAHİSAR gazetemizi ve benim için her zaman çok değerli kurucuları Ali Özdemir ile Mahmut Yeles’i ziyaretten büyük mutluluk duyardım. Gazetemizin emektarı, yaşamı boyunca yöremize sayısız hizmetler veren, öğretmen ve gazeteci kimliğiyle çevresine ışık saçan örnek Anadolu aydını değerli büyüğüm Ali Özdemir ile yöre sorunlarıyla ilgili tatlı söyleşilerde bulunurduk. Bu söyleşilerden edindiğim bir bilgiyi şöyle özetleyebilirim: 1950’li yılların ikinci yarısında, o zaman İstanbul Özel İdare Müdürlüğü görevini yürüten Sabahattin Tönük hemşehrimizin öncülüğünde Şebinkarahisarlılar tarafından İstanbul’da kurulan bir dernek, Kumkapı- Türkeli Caddesi üzerinde bulunan 175 metrekare yüzölçümündeki bir arsayı, yöremiz insanlarına hizmet amacıyla kullanılmak üzere 3000 lira bedelle hazineden satın alıp Şebinkarahisar Belediyesi adına tapuya tescil ettirmişler ve daha sonra dernek feshedilmiş. Sonradan benim de yakından tanımak onurunu duyduğum değerli büyüğüm Sabahattin Tönük, DP iktidarı döneminde İstanbul’daki hazine ve özel idare taşınmazlarının yandaşlara satılarak yağmalanması olgusu ile karşı karşıya kalınca, bir hazine arsasını da kamu hizmetinde kullanılmak üzere Şebinkarahisar’a mal etme amacıyla derneğin kurulup satın alma işleminin yapıldığını bize anlatmıştı. Belediyemiz adına tapulanan arsanın bitişik nizam, 7 kat imar durumu olduğunu da Ali Özdemir öğretmenimizden öğrenmiştim. Arsanın satın alınması amacıyla kurulan dernekte emeği geçenlerin, başta Sabahattin Tönük olmak üzere tapu Müdürü Ulvi Gürsoy, Hasan Özsaraç, amcam Necmi Sabuncu gibi isimlerden oluştuğu biliniyordu.

Şebinkarahisar Lisesi’nin ilk mezunlarını verdiği 1964 yılının son baharında ben fakültemizin son sınıfında idim. Lise sorununun çözümünden sonra Şebinkarahisarlılar olarak yeni bir sorunla karşı karşıya kaldığımızı düşünüyordum; lisemizden mezun olup İstanbul’da yüksek öğrenime gelecek öğrencilerimizi çatısı altında toplayacak bir Şebinkarahisar Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurdu kurulup sıladan İstanbul’a gelecek örencilerimizin hizmetine açılamaz mıydı? Yıllar önce satın alınıp belediyemiz adına tapulu, üniversite binalarına yaya 8-10 dakika uzaklıktaki arsamıza bir yurt binası yaptırabilsek sıladan gelen öğrencilerimize önemli bir hizmet sunmuş olmaz mıydık? 1964 Yılının güz aylarında bu konuyu düşünüp kendi kendime tasarımlarda bulunuyordum; böyle bir çalışmayı nasıl ve kimlerle yürütebileceğimizi enine boyuna kafamda şekillendirme çabasındaydım. İstanbul’daki Şebinkarahisarlı yüksek öğrenim gençliği olarak bu işe girişip öncülüğünü yapabilir miydik? 7 kat olacak yurt binası için gerekli maddi kaynağı nasıl, hangi kişi ve kurumlardan elde edebilirdik? İstanbul’daki hemşerilerimizden kimler biz gençlere yardımcı ve destek olabilirdi? Şebinkarahisar’da uzun yıllar büyük özverilerle liseyi öğretime açan ve resmileşmesini sağlayan yöremiz halkının İstanbul’daki böyle bir çalışmaya desteğini nasıl ve kimlerle sağlayabilirdik? Aylarca bu sorular üzerinde düşünüp durdum. İstanbul’da yaşayan Şebinkarahisarlıların ve yüksek öğrenimdeki öğrencilerimizin büyük çoğunluğu, Kumkapı’daki arsamızdan ve 7 kata elverişli imar durumundan habersizdi. Bu konuda Ali Özdemir beni bilgilendirmiş olmasa, böylesine büyük bir olanağa belde olarak sahip olduğumuzdan benim de haberim olamayacaktı. 1964-1965 Ders yılı başında, uzun süre kafa yorduğum Şebinkarahisar Öğrenci Yurdu yaptırma çalışmasını, İstanbul’da üniversite öğrenimindeki Şebinkarahisarlı gençlerle yürütme kararını kendi kendime vermiş olmanın heyacanı içindeydim; böylece yaşamımda ilk örgütlenme çalışmasını başlatmış, örgütlü mücadeleye ilk adımımı atmış olacaktım."

"(DEVAM EDECEK)"