Güven Gürbüz Yazdı " ANLAMAK, BİLMEK. ÖRNEKLE GÖRMEK. "

" ANLAMAK, BİLMEK. ÖRNEKLE GÖRMEK. "

"Ne ekersek onu biçeceğiz. Ekeceğimize iyi bakacağız. Toprak ile suyu buluşturacağız. Hasatını alacağız.
Zaman gelir, zaman geçer. Zaman ise şimdiki zaman. Geleceği hazırlayan. Beklentileri kucaklayan.
Hayaller gerçek olsun diye. Ne mahalleye, ne köye. Umutlar tüm ülkeye. Yayılsın en ucra köşeye.
Bizi bizden bilen. Bizi bizden iyi gören. El uzatmasını bilen. Çareyi dünden gören. Her derde yetişen.
Geleceğimizden söz eden. Hidayetten, basiretten. Mürüvvetten. Nice, nice, değerlerden. Memleketten.

Bizler seçen seçtiren. Bizler geleceği şekillendiren. bizler vazgeçmeyen, akıl, fikirden. Ne varsa kalan dünden.
İyi düşünelim. Kafamızı kaşıyalım. Fazla söze gerek yok. Yalanlara karnımız tok. Akıl veren şimdilerde daha çok. Kanmak yok.

İyi ise niyetimiz. Doğru yolda gitmeliyiz. Akla karayı ayırmalıyız. Sapla samanı karıştırmamalıyız.
Ölçüye göre her mintan. Mintanın olmalı iyi kumaştan. Ne yazdan, ne kıştan. Mevsimine göre her ortam.
Her yere kurulmuş fabrika gibi. Nerededir sorulur bu kuyunun dibi. Bilinmeli ne kadardır debi.

Bizi bizden sorarlar. Anketlerde yazarlar. Alttan, üstten bakarlar. Sakın ola aldatmasınlar.
Eğrilip, doğrulan kaşına. Utanmadan göz kırpana. Hadi birde kansana.Kanmayız ona buna. Bakarız ucuna başına.
Kimi sallar başını gelir geçer. Kimi eğer kaşını tutar gider. Kimi akıtır yaşını, gözünü kör eder.
Elmanın hası ağacında büyür. Güneşi gördükçe kızarır. Dalında beslendikçe olgunlaşır. Dallarını kırmamalıdır.

Her şeyde var bir misal. Gelmesin her söylenen bir masal. Bir uzan, bir kısal. Telli çitlerden atlayan.
Kimi geçer eleğin telinden. Kimi biter taşın dibinden. bahsettik zannetmen ottan çöpten. Hepsi bir örnekten.
Nasihat ettiler dinledik. Vadettiler anladık. Bir sağa, bir sola baktık. Durduk dinledik. Orta yolda kaldık.
Sırageldi hepimize. Kulak verip dinleten varsa sesimize. Hemen çekilmeyelim köşemize. Tokat yemeyelim ensemize.
Gelecek hepimizin. Çoluğumuzun, çocuğumuzun.Çektiği yük azmıydı omuzumuzun. Ne suçu olsun körpe kuzumuzun.

Akıl akıldan üstündür. Körü körüne giden bilgisizdir.Kimi selamette yürür. Kapalıysa göz, kafayı duvara vurur.
Susuz gölde ördek yüzmez. Arsız tavuk kümesine girmez. Başıboş inek ahır tanımaz. Danası yanından ayrılmaz.
At atı görünce kişner. Aklına uyarsa diğerini alır gider. tayını kimler tutar.
Tarlada, bağda, bahçede. Öter heryerde bizim serçe. Kim kimi görünce. Boğulur sevince. Kimi kimi görünce çeker işkence.Tabiatta, doğada. Hayat nefes aldığımız her yerde. Canlılar hepsi bir alemde. Herşey yaradanın gücünde.

Akıl akıldan doğar. Akıldan insanlar yararlanırlar. Yatar kalkar düşünürler. Canlılar aleminde düşüncede tektirler.
Öyleyse neyi beklerler. İlham perileri gelsinler. Birde aklını çelsinler. Bitmez olur anlatılacak sözler.
Öyle değildir uyanık gözler. Önce etrafı iyi süzer. Akıl beyinde işler. Saçılır etrafa düşünceler.
Bizi sınarlar. Dağdan, tepeden çıkarlar. Nice bahaneler sıralarlar. Aklına hayaline sığmazlar.
Arayanlar yanıt bulurlar. Bulamayanlar kaçıp giderler. Her yerde eser gürlerler. Rüzgarı görünce kaçarlar.

Bırakalım onu bunu. Bakalım hangi fıkra bulmuş bu günü.

Sondaki Est’leri Görmüyor musun?

Hoca, medresede öğrenciyken Arapça ve Farsça derslerini de okumuştur.
Ancak günlük hayatta bu dilleri pek kullanmadığı için unutur.

Bir işgüzar da Hoca’nın Arapça ve Farsça bilip bilmediğini anlamak için onu sıkıştırmaya başlar:
“Hocam, iyi hoş adamsın; seni çok severim. Ama Farsça bilmediğin için vaazlarından yeterince yararlanamıyorum.”

Bunun üzerine Hoca öfkeyle adama çıkışır:
“Be adam, benim Farsçayı bilmediğimi de nereden çıkardın? Dinle bakalım, Farsça nasıl konuşulurmuş, nasıl Farsça şiir okunurmuş:
‛Mor menekşe boynun eğmiş uyurest,
Kâfir soğan kat kat urba giyerest. ’

Soruyu soran işgüzar, önceleri şaşırırsa da kendisini hemen toparlayarak Hoca’ya bir soru daha sorar:
“Aman Hocam sen de! Farsça bunun neresinde ki?”
Hoca bu, altta kalır mı hiç! Adamı önce dikkatle süzer, sonra da tebessüm ederek cevabını yapıştırır:
“Neresinde olacak yahu! Sonlarında elbette. . . Sen oradaki ‘est’leri görmüyor musun?”

Kimi okur, kimi yazar.Bu haftalık bu kadar. Değmesin yazdıklarımıza nazar. Çoğalır herşey azar, azar.

Güven Gürbüz

Mart 2023

Şebinkarahisar / Ankara."