TOPLUMSAL BİRLİĞİMİZİ NE OLUR, SİYASİ ÇEKİŞMELERE ALET ETMEYELİM. PDF Yazdır e-Posta
Cudi DALAR tarafından yazıldı   
Cuma, 30 Ekim 2009 12:19

              Son Şebin Medya gazetesi sayfalarında TÜRBAN' lı protokolde, İmamlı Hatipli Kızlar Cumhuriyet Bayramı törenlerine katılmadı
fotoğrafları  ile CHP İlçe Başkanının açıklaması ve buna ilişkin yorumları okudum.
              Öncelikle şunu açıklamak isterim;
              1966 yılında İstanbul Beykoz İlçesi Gençlik kollarında başlayan CHP üyeliğimi maalesef 2000 yılında İzmir Buca ilçesinde üyelikten istifa ile sonlandırdım.
Ama gönlümdeki CHP sevgisini ve ATATÜKÇÜLÜK anlayışımı koparamazlar.
               Hatırlarsanız 1999 seçimlerinde CHP Milletvekili adayı olan Yaşar Nuri ÖZTÜRK seçim miting ve konuşmalarında "Peygamber efendimiz sosyal demokrattı" açıklaması ve genel başkan Deniz BAYKAL' ın bu konuşmayı tasvip ederek Yaşar Nuri ÖZTÜRK' ü desteklemesi beni inanın rahatsız etmiştir.
               Seçim öncesi Buca ilçesine ziyarete gelen İzmir Milletvekili adayları Türkan MİÇOĞULLARI, Ahmet ERSİN, Kemal ANADOL, Canan ARITMAN 'a
CHP li olarak umdelerimizden olan, korumak için kararlı olduğumuz LAİKLİK ilkemiz gözönüne alındığında;
                   "Bir Selamet partili veya AKP li , peygamber efendimiz Milli Görüşçü idi" deselerdi bizler CHP li olarak ne yapardık ?
                İnanıyorum sokaklara dökülür, mitigler yapardık,ışıkları yakar söndürür, ordudan muhtıralar verilir, gazeteler manşet ve sürmanşet atar, Cumhuriyet Başsavcısı parti kapatma davaları açardı.
                Partimizin milletvekili adayı Yaşar Nuri ÖZTÜRK' ün laiklik ilkesini hiçe sayarak bu açıklaması ve CHP lideri genel başkanımızın da buna destek vermesi konusunu açıklayarak görüşlerini sordum.
                İnanın hiç cevap alamadım, insan yerine konulmadım ve seslerini dahi çıkarmadılar.
                Aynı seçimde Sandık kurulu CHP asıl üyesi idim. Seçim sonuçlarını Buca İlçeye götürürken parti üyeliğimden de istifa dilekçesini ilçeye sundum.
                Deniz BAYKAL, liderdilkten uzak kendine bend olacak kişileri etrafında toplayan, CHP içinde gerçek CHP sevdalılarını kaçıran, küçük olsun benim olsun diyen, iktidardan korkan, yarın Başbakan olacaksın dense uyukuları kaçan, muhalefet en iyi görev ilkesine sarılan kişidir. Sayesinde parti her seçimde başaşağı gitmekte ve buna üzülmekteyiz.
                     DSP ile yapılan ortaklık ile seçimde alınan küçük farkı dahi galibiyet sayan........(DSP nin bir önceki seçimde aldığı oran düşüldüğünde aslında CHP de kayıp var)
                     Yaptığı muhalefet de AKP nin işine yarayan ve Tayyip ERDOĞAN' ın biz Deniz BAYKAL ile Çelik Çomak oynuyoruz demesine yol açan polemikleri, daha sonra konuşmasının yanlışlığını anlayan (Ergenekon başında avukatlık yapması, son fotokopi olduğunu iddia ederek geçersiz ilan ettiği belgenin daha sonra asılının ortaya çıkması gibi) , toplumun hassas olduğu konularda hasamet yaratması, 
                    Sayın hemşehrilerim,   
                Herşeyi bir yana bırakarak objektif olarak olaylara bakmamız gerekir.
                Örneğin Amerika 2.Dünya savaşından sonra dünya üzerindeki hükümranlığını ve sömüsünü devam ettirmek için bazı konuları tabu ve öcü gibi göstererek toplumlar üzerinde baskı kurmuştur. Örneğin 50 li ve 60 lı hatta 70 li yıllarda KOMİNİSTLİK umacı gibi gösterilmiş ve toplumlarda kişiler birbirine kuşku ile bakar olmuş,
                Aynı anda ve daha sonra da küresel ve uluslararası ilişkiler ile devletlerin sınırlarının dahi ortadan kaldırılmak istenildiği dönemde gerçek vatansever ve milliyetçi kişiler de FAŞİST ve IRKÇI, KAFATASÇI gibi tanımlamalar ile yine toplum içinde ikilemler yaratılmış, topolum içinde kişiler birbirine kuşkulu olmuştur.
                   Yine Amerikanın yarattığı, görevlendirdiği ve besleyerek palazlandırdığı EL-KAİDE, TALABAN, FKÖ gibi kuruluşlar, Usuma Bin Ladin , Yaser ARAFAT gibi kişileri işi bittiğinde uluslaraası terorist olarak tanıtması.
                Ülkemizi yanlızlığa itmek ve sadece kendisine ram etmek için komşularımız ile anlaşmazlıklar yaratması,
                Amerika KIZILDERİLİLERİ katlederek topraklarını ellerinden aldığı, Afrikadan zencileri gemilerle getirerek köle yaptığı ırkçlılığın ve soykırımın en büyüğünü kendisi yaptığı halde, İTALYA ve FRANSA' nın da CEZAYİR, LİBYA , TRABLUSGARP, ÇAT gibi ülkelerde soykırımın en büyüğünü kendileri yaptığı halde  ;
                Kurtuluş savaşımız sırasında bizi ve ordumuzu arkadan vuran, vatandaşlarımızı katleden ermenilerin çeteci faaliyetleri nedeni ile her ülkenin harpte ordusunu ve vatandaşını korumak amacı ile yapacağı şekilde ermenilerin tecrit edilmesini  SÖZDE SOYKIRIM iddalarına sahip çıkması ortadadır.
                 Senelerdir binlerce Türk çocuğumuzun şehit olduğu, gazi olduğu PKK terörünü destekleyen Amerika ve Avrupa ülkelerinin PKK teröristlerine yardımları suçüstü tespit edildiği de ortadadır.
                 Başımıza bu PKK belasını da saran Amerika ve avrupadır. Çünki bu terör ortamında hem PKK teröristlerine hem de bize silah satarak sllah sanayilerini büyüttüler.
                 Atatürk' ün başlattığı sanayileşmenin yok edlildiği, Adapazarı fabrikalarında vagon imal ederek ihraç ettiğimiz halde bugün bu sanayiin bittiği dışarıdan vagon ithal ettiğimiz,
                 Silah sanayini başlatması için kurulan MKE nin sadece kırıkkale tabanca ve ufak çapta tüfek ve silah üretmesi,MKE nin gelişmesine engel olunması,
                 Bugün 7 yaşındaki çocuğun dahi su borusundan tabanca namlusu imal ettiği karadenizli vatandaşlarımızdan istifade edilerek Silah sanayiinin kurulmaması, hala dışardan silah almak zorunda kalmamız,
                 Yine AtatürK ' ün uçak sanayini kurması için hayata geçirdiği THK nun planörcülükten ve zirai ilaçlama gibi işlevi aşamaması, hala uçağımızı ve aletleri dışardan almak zorunda kalmamız,
                 ATATÜRKÇÜ olarak ATATÜRK' ün bu miras gibi düşüncelerine ve bu eserlerine nasıl sahip çıktığımızı da gösterir.
                 Daha dün savaştan çıkmış Kore, Hindistan gibi bizden küçük ülkeler otomobil imal ederek dünyaya ve bize sattığı ve birçok örnekler olduğu halde
                 Binlece Makine mühendisi mezunlarınıza rağmen hala montaj sanayiinden ileri gidemeyişimiz,
                 40-50 yıl önce arama ruhsatı verilerek Güydoğu ve doğu topraklarımızdaki petrol ve madenlerimizin yabancı şirketlere  peşkeş çekilmesi, bugün ellerindeki bu ruhsat ile bize dahi el sürdürmeyen bu yabancı şirketlerin petrol ve madenlerimizi çıkartmamaları ve çıkarmamıza da izin vermemesi, 
                 Tüm bunları irdelememiz gerekmektedir.
 
                 Bugün de TÜRBAN ve İMAM HATİP gibi sorunlar yaratatak toplum uyutulmak isteniyıor.
                 Sayın hemşehrilerim, Türbalısı ile İmam Hatiplisi ile Kürdü (gerçekten Türk vatandaşlığını ve birliğini kabul eden inanın çoğunluktaki) ile diğer laz, abaza, çeçen, alevi, sunni ve diğer vatandaşlarımız ile 72 Milyonluk ulusuz.
                 Bırakalım bu suni yaratılan ve 28 Şubat döneminde bir kaç kendini milletin üzerinde gören kişinin başlattığı ve milletimiz arasında ikilik yaratan unsurları.
                 Yine bu kişilerin uygulaması ile Türk Bayrağı da camilerde mimberlere asılmaktadır.
                 Sayın hemşehrilerim,
                 Türk bayrağı hepimizin namusu, gururudur, gönderde olduğu her yer bizim için onur kaynağıdır.
                 Ancak, din evrenseldir. Müslümanlık da her din gibi evrensel ve bir ülkenin tekelinde değildir. bayrağın camilerde bulunması bize gurur verse de Gerek laiklik ve gerekse dinin evrensellik boyutu özelliği ile tartışmalıdır.
                 Hiçbir kilisede, hiçbir havrada ve diğer dini mabetlerde o ülkenin bayrağı bulunmaz. Ancak dini gereği yazılar ve belgeler bulunur ki bu gün Türk Bayrağının asıldığı mimder de ayetler bulunan yeşil bez kaldırılarak Türk Bayrağı konulmuştur.  
 
                  Böyle sanal konular yaratılarak toplum içinde ikilik ve kuşku yaratılması ancak Afrika ülkelerinde başarılı olmakta ve elmas madenleri ile tabiat zenginlikleri ele geçlrilmekte hatta köle olarak insanlar alınarak satılmaktadır.
 
                  Ne olur gelin bu suni konulara kendimizi kaptırmayalım,
                  Ülkemiz KOMİST de olmaz, FAŞİST de olamaz, ŞERİATÇI da olamaz,
                  1961 lerden bu yana Seneler önce Avrupa Birliğine gireceğiz diyerek yapılan ikili anlaşmalarla ellerimiz kollarımız bağlanmış, bugün bu anlaşmalar önümüze konularak ABD ve Avrupa ülkelerince bazı talepler yerine getiritliliyorsa bunu düşünelim.
                  Daha Avrupa Birliği üyesi olmadan ve bu haklardan istifade etmeden 20-25 sene önce imzalanan GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI gibi ülkemizi boyunduruğa sokan bir çok ikili anlaşmalarla LOZAN ile elde ettiğimiz birçok haklarımız ellerimizden alınmak isteniyor, bu anlaşmalara bağlanarak AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNDE ;
                  Kıbrıs'ta soydaşlarımız katledildiği halde ve haklı olarak BARIŞ HAREKATI yaptığımız halde yavuz hırsız misali Rumların isteği ile,
                  Güneydoğuda ABD nin ve Avrupa Ülkelerinin desteği ile binlerce şehit ve gazilerimiz bulunduğu halde terör örgütünün isteği ile,
Türkiyeyi ağır para cezalarına mahkum ederek ekonomimizin çökertilmeye çalışılması,
                  Bu dar boğazda bize DEMOKRATİK AÇILIM, ERMENİSTAN ANLAŞMASI gibi uyuglamalara zorlayarak (yukarıda belrttiğim işkili anlaşmalarla kim iktiidarda olurda olsun uygulamak zorunda) toplum içinde infial yaratmak devleti güçsüz göstermek,
                 
                   İşte tüm bu toz duman içinde de toplumu TÜRBAN, KAMUSAL ALAN, İRTİCA, ŞERİAT, KOMİNİZM, FAŞİZM, IRKÇILIK, AZINLIK gibi toplumuzun kabul edemeyeceği ve tepki göstereceği konuları gündemde tutmaları her Türk gibi hepimizin dikkatle takip etmesi ve soğukkanlılıkla izlemesi gerekmektedir.
                  27 Mayıs ve 12 Eylül gibi tarihimizde kara leke olan ihitilallerin gerçek nedenlerini araştıralım ve öğrenelim, ibret alalım,
                  Gerekirse bu ihtilallerin gerçek nedenlerini daha sonraki yazımnda sizlere sunmak isterim. (Örneğin BAĞDAT PAKTI imzalanması, YUNANİSTAN' ın NATO ASKERİ kanadına tekrar girmesinin temini gibi)
                  Atatürk' ün belirlediği ilkeleri gerçek manada uyguladığımızda, Türk toplumunun yüce bünyesine TÜRK olgusundan başka hiçbir şey yakışmaz ve yakıştıramazlar.
                        Biz asıl ATATÜRK' ün  uygulamak istediği işlere sahip çıkalım, gerçek sanayimizi kuralım, madenlerimize , petrolümüze sahip çıkalım, devletin IMF den borçlanarak emeklisine memuruna maaş zammı vermesi yerine, gerçekten üreterek milli gelirimizi büyütümek, dışardan alınan silah, yiyecek , makine ,otomobil gibi dış ülkeleri zenginleştirmek yerine kendimiz üreterek ülkemizi zenginleştirmenin yollarına bakalım,
                        İnsanlarımızı başlarındaki türban, görüşlerindeki sol veya sağ anlayış ile ayrıştırmak yerine gelin birlikte beyinlerimizi  ve gücümüzü ortaya koyalım, ulusumuzu gerçekten hakettiği en yüksek yere çıkaralım,
                        Atatürk' ün GENÇLİĞE HİTABI' nı tekrar tekrar okuyalım ve
                         Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
                        Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.
                        İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.
                        Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin!
                        Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir.
                        İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar,
                        bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.
                       Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.
                       Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere,
                       memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.
                       Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
                       Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur !
 
UNUTMAYALIM......

www.sebinmedya.com

Şebin Medya yazarı : Cudi Dalar  

İzmir / 30.10.2009

Son Güncelleme ( Salı, 01 Aralık 2009 09:56 )
 

.

referandum-anket

Sebin Medya Grubu

Katılmak İçin Tıklayın.

Yazarlarımız...

Güven Gürbüz
ŞEBİNKARAHİSAR'DAN
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN
BÜYÜK İSRAİL FEDERASYONU‘NUN KÜRDİSTAN EYALETİ
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Prof. Dr. Ersan ODACI
ANNEME SON VEDA VE ELİF
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Hüseyin Hüsnü TEKIŞIK
Türkiye’nin Öğretmen Yetiştirmede Çıkış Yolları
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Alim YAVUZ
Bİ SEN GİDERSEN VURULURUM
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Yrd. Doç. Dr. Ayşe YİĞİT ŞAKAR
 MALUL VE ENGELLİLERE AİT M.T.V İSTİSNASI
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Coşkun KURT
REFERANDUM ve GERÇEKLER
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Körmemedoğlu Zihni ASLAN
BİZ ŞEBİNLİLER VE HALK OYLAMASI
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Ateş NESİN
UZUN LAFIN KISASI (47) AMAN YANDUM, REFERANDUM!
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Av. Dursun AKKUŞ
GELİN BÖLGEMİZİN POTANSİYELİNİ TANIYALIM
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Av. İsmail ŞENOL
“HORAN”LARIMIZI “HORON”LAŞTIRAN KİM?
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Metin YİĞİT
ZORU BAŞARMAYI SEVEN MİLLET
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Ümit TELLİ
TEKNE ORUCUNUN EHEMMİYET'İ
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Seher Keçe TÜRKER
KUMRULARIMIZ VARDI BİZİM
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
İhsan KOÇ
KARA KARA “KARAHİSAR”I DÜŞÜNMEK
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Murat GÜZTOKLUSU
GELECEĞE DAİR YAKLAŞIM
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Metin KÖMBE
ANADOLU’NUN VE TRT’NİN SICAK YÜZLERİ
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Akif GÜZTOKLUSU
Şebinkarahisarlılaştırdıklarımızdanmısınız ?
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Av. Murat TOKER
OR-Gi Havaalanı
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Av. Turan AKŞEN
ALINACAK DERS
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Oyuncu Erol ERARSLAN
K I H & A r t i z - 4
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Mehmet KARAMUSTAFAOĞLU
İFTAR SOFRASI İSTİSMARCILARI
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Meltem KARAARSLAN
NOSTALJİYE SON YAZLIK SİNEMALAR BİZLERLE
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Tülay DOLU
Avluda Dibek Taşı, Verdiğin Bulgur Aşı...
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
İsmail TÜRKMEN
SON SÖZ
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Semra HANEDAR
ÇOBAN KIZI ALYAZMALI
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..
Yücel KISA
Benim yalnız ve güzel memleketim de güzel şeyler olacak.
...
Yazının Devamını Oku...
Yazarın Diğer Yazıları..

Kurumsal Reklam

"Eğitimin Genç Dünyalara Açılan Çağdaş Kapısı"
 

Toplam Ziyaretçi Sayısı

Bağlanan Bilgisayar Sayısı581644

Kitap Köşesi

ŞEBİN MEDYA YAZARLARIMIZIN KİTAPLARI

tekisikkitp

anlcecenkit