|
Şebinkarahisarlıların eğitime ve dayanışmaya çok önem verdiği hakkında yaygın bir kanı oluşmuştur. Bu inanışın ne kadar doğru olduğunu gösteren bir sürü kanıt vardır. Şehirdeki birçok Eğitim Kurumu; Sivil Toplum Örgütleri aracılığında, halkın yoğun desteği ile yapılmıştır. Şebinkarahisar Lisesi, Meslek Yüksek Okulu Binaları, Yurtlar, Kütüphaneler, Kültür Evleri...(Hüseyin Hüsnü Tekışık hocamız bu konuda öncü övünç kaynağımızdır). Bu örnekler çoğaltılabilir. İdarecilerimiz şimdi de MYO Çalışanlarına Lojman Yaptırma Projesi için girişimlerde bulunuyorlar. .Bu ve benzeri projeler devam edecektir. Ancak, devletini çok seven ve toplumun refaha kavuşması için her zaman, her türlü olanakları ile dürüstçe ve içtenlikle çabalayan Şebinkarahisar halkı, uzun zamandan beri, hükümetlerimizden hak ettiği ölçüde destek alamamıştır. Örnek göstermek gerekirse, bir sürü olumsuzluk sıralanabilir. Yapılan iyi işler, bir zaman sonra geri çekilmiş eksiklikler sebebiyle Şebinkarahisar zarara uğratılmıştır. Şebinkarahisar göç vererek, gerilemiş, bu günlere gelmiştir. Şebinkarahisar'ın eğitim kurumları bakımından eksiğinin olduğu söylenmese de hastane, yol, iletişim, tarım plânlaması ve teşvikler bakımından çok eksikler olduğu ve savsaklandığı ortadadır. Şebinkarahisar'ın gelişmesinin önündeki en önemli engel, Şehri Karadeniz'e ve İç Anadolu'ya bağlayan yolların çok düşük kaliteli olmasıdır. Giresun İlimizle aramızdaki 118 Km.lik yol çok kötü, tehlikelerle dolu, hemen her yıl ölümlü ve maddî kazalarla adı ajanslarda geçen, kışın kapanan bir yoldur. Şebinkarahisar âdeta çıkmaz sokaktadır. Bölgenin gelişmesinin anahtarı, sahili Anadolu'nun içine bağlayan, Şebinkarahisar'dan geçen, hem stratejik (askeri sevk ve idareye de hizmet eden) hem de işlevsel olan bir yoldur. Bir zamanlar tütün Şebinkarahisar için önemli bir gelir kaynağı idi. Tütüne getirilen yasaklardan sonra, yerine başka bir tarımsal üretim konulamayınca, göç olgusu hızlanmıştır. Şebinkarahisar ve Kelkit vadisi büyük şehirlere çok göç vermektedir. Göçün sebepleri irdelenirken değişik nedenler ortaya konulsa da ana konu geçim ile ilgilidir. Genel olarak göç yaşamı kolaylaştırmak için yapılmaktadır. Eğitim, sağlık, ekonomik koşullar iyileştikçe, geri kalmışlık önlendikçe, kalkınma hızı da artacak ve göç de azalacaktır. Sosyal Devlet anlayışı da bunu başarmak düşüncesi ile benimsenmektedir. Örneğin benim ailem iki sebepten İstanbul'a göçmüştür. Öğretmen olan babamız çocuklarını okutmak istiyordu. O zaman Şebinkarahisar'da Lise yoktu. Bu olanağa kavuşmak için İstanbul'a göçmek en iyi çözümdü. Diğer yandan Annemin hastalığını tedavi ettirmenin adresi de bize İstanbul yolunu göstermekteydi. Daha önce İstanbul'a gelmiş akrabalarımızın olması da İstanbul'u seçmemizi etkiledi. Büyük şehirlere gelenlerin hepsinin buna benzer hikâyeleri vardır. Göç, Türkiye'nin gerçeği. Bundan kurtulamıyoruz. Ancak göçün faydalı yönleri de olabilir. Şebinkarahisar örneğinden göçü irdeleyen, benim de konuk olduğum bir Televizyon yapıtını, TRT 3 de (GAP) 7 Şubat 2010 da, Pazar günü saat 10.30 da, yapımcılığını Rıza Sezgin'in yaptığı Gerçek Gündem Kalkınma programından izleyebilirsiniz. Şebinkarahisar göçten çok zarar görmüştür. Şehir nüfusu azalmış ve küçülmüştür. Meslek Yüksek Okulu açıldıktan sonra bazı olumsuzluklar ortadan kalkmaya başlamış, olumlu işaretler alınmaya başlanmıştır. Devlet istatistik enstitüsünden açıklanan verilere göre; Şebinkarahisar,872 ilçe içinde 313 üncü sırada 3 no lu gelişmişlik grubunda, Giresun İlinin, Bulancak'tan sonraki en gelişmiş ikinci ilçesidir. Komşumuz Suşehri 440.ncı gelişmişlik sırasındadır. Göçün zararlı olan etkisini ortadan kaldırmak kalkınmaya en önemli desteği sağlayacaktır. Bunun için, KİM, NEREDEN, NEREYE, NASIL, NEDEN göç yapmaktadır sorularına yanıt aramak gerekecektir. Bu konuya programı izledikten sonra tekrar değineceğim.
|