|
Alucra’nın Beyoğlu’nda İmtihanı |
|
|
|
|
Av. Murat TOKER tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 21 Haziran 2010 18:54 |
|
Alucra’nın Beyoğlu’nda İmtihanı Alucralı vadiyi Karadeniz den ayıran dağları deldi geçti, denizleri aştı, Türkiye ekonomisinin merkezi İstanbul da yarışıyor. Alucra coğrafyasının çetin şartları, bozulmadan nesilden nesile bu güne taşıdıkları Türk İslam kültürü Türkiye’nin belki de en çalışkan en müteşebbis ve ticarette sözü senet olan insan tipini yaratmıştır. Bazı insanlar vardır, durdukları yerde duramazlar, kabına sığmazlar tutmak zaptetmek mümkün değildir. Büyük işler başarmış insanların hayat hikayelerini okursanız veya dinlerseniz hep bu insanlardan çıkmıştır. Türkiye de büyük işler kuran işadamlarının çoğu köyünde ilk okulu bitirdikten sonra daha on bir yaşında bir çocukken yorganlarını sırtlarına alıp Büyükşehirlerin yolunu tutabilme cesaretini gösterebilen insanlardan çıkmıştır. Birde doğup büyüdüğü köyünün dışına çıkmaktan korkan insan tipi vardır. Bunlar 3 koyun, 5 keçileri ile başladıkları hayat yolunda en büyük değişikliği 5 koyun, 3 keçiye çevirerek bu dünyadaki misafirliklerini tamamlarlar. Aynen insanlar gibi şehirlerin ilçelerinde köylerinde kimlikleri vardır. Kimileri etrafını çeviren dağların içinden çıkıp bir türlü Türkiye’nin yarısına katılamazlar. Bir kısmı vadisinde kalırken bir kısmı da vadisini de alıp gurbete götürür. Hiç o vadinin dışındaki büyük dünyayı keşfedemez. Alucra Karadeniz kıyısında olmadığı halde Karadeniz’in ekonomisi ve siyasetindeki en etkili ilçesi olmayı başardı. Alucralılar Giresun’un merkezinde ve sahil ilçelerimizin ekonomisinde ve siyasetinde söz sahibi olmayı başardılar. Aynı şekilde Ordu ve Samsun illerinde de Alucralı hemşerilerimizin ciddi bir ekonomik ve siyasi ağırlığı oluştu. Karadeniz kıyısında stajını yapan Alucralı şimdi İstanbul da Türkiye’nin sermaye gruplarıyla yaşıyor. Türkiyemiz’de bir deyim vardır ‘Olmayasın üç diyarın birinden Gürün’den, Darende’ den ille de Eğin’den’ Bu üç ilçenin müşterek noktası bu ilçelerin insanları ekmeklerini taştan çıkaran, küçük yaşta başladıkları çerçicilikle Türkiye’nin değişik büyük şehirlerinin önce büyük tüccarları, sora sanayicisi olmalarıdır. Bu üç ilçeye daha sonra Antalya’nın Akseki ilçesi, Niğde’nin Koyunlu Köyü, Trabzon’un Çaykarası, Balkanların Kırcaali’si ve Giresun’un Alucra’sı katıldı. Türkiye’nin başta İstanbul olmak üzere hangi büyük iline gidersen git, oranın aş veren işveren istihdam yaratan insanların çoğunun bu altı ilçenin insanlarından olduğunu görürüz. El attıkları her iş kolunda sıfırdan başlayıp zirveye çıkmayı başarmışlardır. 60 yılda vadinin dağlarını delip vadiden çıkmayı başaran Alucralı hemşerilerimiz artık Türkiye’nin her yerinde yarışıyorlar. Türkiye’nin önemli sermaye guruplarından oldular. Karadeniz de ve İstanbul da ciddi siyasi ve ekonomik güç oldular. Alucralılar eğer İstanbul Beyoğlu’nda birlik ve beraberliğini sağlayabilselerdi otuz yıldır Beyoğlu’nun belediye başkanı Alucralı olurdu. Beyoğlu’nda yaşayan Alucralıların çoğunluğunun siyasi görüşü Alucralı olmanın önünde olduğu için Beyoğlu’nun siyasetinde nüfusları oranında etkili olamadılar. İktidara talip olan siyasi partiler milletvekili seçimlerinde listelerini yaparken bütün ihtimalleri değerlendirir. Hangi listeyle bir oy daha fazla alabileceğinin, hangi listeyle seçimi kazanabileceğinin hesabını yaparlar. Şimdi Beyoğlu’nun seçim bölgesinin listesini yapacak A partisinin il yöneticileri Alucralı bir adayı listelerine almalarına gerek görmezler çünkü Alucralılar listede Alucralı olsa da olmasa da oylarını A partisine vereceklerini bilirler. İktidara talip B partisinin adaylarını tesbit edecek yöneticilerde en fazla oyu alabilecekleri listeyi yaparken Alucralı bir adayı listelerine yer vermezler. Onlarda bilir ki Alucralı adayı yazmaları onlara ilave oy getirmeyecektir. Dağları delip denize ulaşan, denizleri aşıp İstanbul’da Türkiye’yle yarışan Alucralı hemşerilerimiz maalesef Beyoğlu deresini geçemediler. Önümüzdeki Genel Seçim Alucralılar için belki de çok önemli bir şans olabilir. Dağları delip denize ulaşan, denizleri aşıp İstanbul’a ulaşan Alucralı, Beyoğlu’ndan çıkardıkları bir milletvekili ile ancak Beyoğlu deresini de yürüyüp karşıya geçebilirler.
Av.Murat TOKER www.sebinmedya.com Yazarı
|